Daha önce söylediğim gibi, ayın 11'i itibariyle San Francisco'ya yerleşmek için yola çıkıyorduk. Tam olarak 13 gün sonra, artık tamamen yerleştiğimiz ve neredeyse her şey tamamlandığı için artık SiberKültür'e dönebilirim. Ama önce merak edenler için, yerleşmemiz ve bu muhteşem şehir hakkında birkaç detay vereyim.
Uçak aktarmalarıyla beraber yaklaşık 24 saat yolculuktan sonra (evet bazı aksaklıklar yaşadık); nişanlım, ben ve köpeğimiz sonunda San Francisco'ya ayak bastık. Uçaklarda sağlamaya çalıştığımız düzgün uyuma sistemi sayesinde neyseki buraya gelince jetlag yaşamadık. Tüm uçuş curcunası bittikten sonra sonunda havaalalından bir servisle otelimize yerleştik ve hemen yiyecek bir şeylerin arayışına girdik. Tam birer acemi gibi, alışveriş yaptığımız marketten normalde iki katı ucuza alabileceğimiz yiyecekleri, bilmediğimiz için pahalı bir şekilde almak zorunda kaldık ama neyseki ilk Amerika yemekleri için gayet güzellerdi.
San Francisco'ya tam turistik bir dönemde geldiğimiz için tüm oteller tutulmuş, sokaklar turist kaynıyordu. Otelde kalmak çok pahalı olduğu için bizim de bir an önce bir ev tutup yerleşmemiz gerekiyordu. Dolayısıyla otelde kaldığımız tüm zamanlarda tek yaptığımız ev aramak oldu. San Francisco'da ev ararken en büyük yardımcımız craigslist.com oldu. Daha önce bahsettiğim bu uygulama buralarda her türlü ilan için tercih edilen bir numaralı araç.

Ancak hem bütçemizi aşmak istemediğimiz için, hem de bir köpeğe sahip olduğumuz için bulabildiğimiz evlerin sayısı bir elin parmak sayısını geçmiyordu. Üstelik Amerika'da şöyle bir sistem var. Her vatandaşa veya burada çalışanlara bir sosyal güvenlik numarası veriliyor. Bu numara adeta sizin hayattaki en önemli şeyiniz. Çünkü bu numara üzerinde bankaların, ev sahiplerinin, hatta iPhone alacağınız AT&T'nin bile kontrol edip, size güvenip güvenemeyeceğini belirten bir kredi skoru var. Kredi skoru, gerek kira, gerek faturalarınız olsun her şeyin takibini yapan ve ne kadar düzenli ödediğinizi gösteren bir skor. Eğer ödemeleriniz geç oluyorsa, kredi skorunuz düşüyor ve ev sahipleri size güvenmedikleri için evlerini kiralatmıyorlar.
Ne bende ne de nişanlımda bir sosyal güvenlik numarası olmaması çoğu ev sahibinin bize geri dönüş bile yapmaması için yeterliydi. Sonuç olarak, otelden çıkma tarihimiz yaklaşırken biz hala ev bulamamış, mecburen otelimizi 2 gün daha uzatmak zorunda kalmıştık. Ancak daha fazla uzatamadık zira otelde yer de yoktu. Otelden tamamen ayrılmak durumunda kaldığımız son günden bir önceki gün, bir yakınımız sayılan Türk arkadaşımızı kefil olarak gösterdiğimiz ve başvurduğumuz evden haber geldi, kabul edilmiş ve taşınabilirdik.
Şu an, tuttuğumuz bu evde, San Francisco'nun Nob Hill civarında yaklaşık 1.6mb/sn indirme hızına sahip bir Internet bağlantısıyla yapmam gereken onlarca işten, biriken işlerden hangisine nasıl başlayacağımı düşünüyorum. Önümdeki bir kaç gün yorucu olmaya devam edecek ama umarım sonrasında eski rahatıma kavuşacağım.
Acaba bu ortada olmadığım günler boyunca Internet gündeminde neler kaçırdım?